LİKYA YOLUNDA BİR HAFTA – 2.GÜN ÜZÜMLÜ KOYU – BOĞAZCIK KÖYÜ – APERLAE – YÖRÜK RAMAZAN

LİKYA YOLUNDA BİR HAFTA İKİNCİ GÜN YAZISI

Herkese selamlar ;

Üzümlü koyunda sabah 9 gibi uyandık. Sahile baktığımızda sete dair hiçbirşey kalmamıştı. Toparlanıp gitmişler, hiçte ses duymadık gece. İlk günün yorgunluğu olsa gerek. Çadırdan çıktığımızda hava kapalıydı ve yağmur geliyorum diyordu. Kahvaltı yapıp, çadırı toparladık ve yolu aramaya koyulduk. Üzümlü koyundan yol, sahilden devam ediyor. Bolca işaret var. Benim gibi zeytin ağaçlarının arasında işaretsiz patikalarda, 1 saatinizi harcamayın. Üzümlü koyunda çeşme var, suyunuzu doldurabilirsiniz. Sahilden devam ettikten sonra yol yine taşlık ve denize paralel devam ediyor. Düzlüğe çıktığınızda ise kelebek kanatları gibi görünen bir Roma kulesi, göreceksiniz. İşte bu nokta Dinek Tepesi. Burdan itibaren yol kıvrılarak sizi yukarı çıkarmaya başlıyor. Taş duvarlarla çevrili patikaları geçtikten sonra, yol traktör hattına bağlanıyor. Burda traktör hattından sapmayın çünkü işaretler az. Bunun sebebi ise yolu rehberle yürüyen yürüyüşçülerin,

TRAKTÖR YOLUNU TAKİP EDİN

Burda traktör hattından sapmayın çünkü işaretler az. Bunun sebebi ise yolu rehberle yürüyen yürüyüşçülerin, Üzümlü koyundan direk araçla Boğazcık köyüne geçmesi. İşaretler buralarda yer yer kaybolmuş durumda.Siz bu traktör yolunu takip ederseniz zaten elektrik direkleriyle bağlı bir yola çıkacaksınız. Yukarda kubbesi olan bir sarnıç var. Zaten göreceksiniz, eğer doğru yoldaysanız. Burdan anahattı takip ederek, Boğazcık köyüne ulaşabilirsiniz. Köyün girişinde Likya yolu tabelası mevcut. Burdan ister Apollonia (Kılıçlı Köyü), İster Aperlae’ye geçersiniz. Biz Aperlae’yi seçtik, çünkü zaten geç kalmıştık. Buralarda çoban köpekleriyle karşılaşabilirsiniz, biraz dikkatli olmak gerek. Elinizde yürüyüş batonu varsa, işe yarıyor 🙂 Burdan devam ettikten sonra bir araç yoluna bağlancaksınız. Araç yolunun sağına dönün. 3 tane çarpı işareti olmasına rağmen yol burası. Orda odun toplayan bir köylünün yardımıyla bu yoldan devam ettik. Devam ettikten sonra Likya yolu patikasına sapacaksınız ve burdan itibaren çok güzel bir yürüyüşünüz var.

APERLAE’YE DOĞRU

Coğrafya muhteşem. Patikaya sapar sapmaz sağ tarafta Likya kalıntıları görmeniz mümkün. Kırmızı toprak ve ilginç kayalar sizi bekliyor. Aperlae’ye kadar yürüyüş çok keyifli. İnişe başlıyorsunuz ve birkaç eski çoban evi geçiyorsunuz. Çoban evlerini geçtikten sonra yaklaşık 500m ilerde bir sarnıç görceksiniz. Likya sarnıcı ve artık kalıntıların içindesiniz. Yol aşağıya doğru kıvrılıyor, karşıda Sıcak Yarımadasını ve birden karşınıza çıkan denizi göreceksiniz. Eşsiz Likya kaya mezarlarının arasından geçerek, Aperlae’de bir pansiyona varıyorsunuz. Yol pansiyonun içinden geçiyor. İçeri girin ve arkanızdan kapıyı kapayın 🙂 Aperlae’de taştan çok güzel iki tane ev mevcut. Denizin kenarındaki evi kesinlikle fotoğraflayın. Sıcak yarımadası sağınızda, düzlük bir alanda yürüyüş devam ediyor ve yolun sonunda sizi birkez daha deniz bekliyor.

YÖRÜK RAMAZAN

İşte bu denizin olduğu koy, Yörük Ramazan abinin restoranının bulunduğu yer. Çok sakin ve huzurlu. Biz oraya vardığımızda hava kararmak üzereydi ve kara bulutlar yağmurun habercisiydi. Bizde çadır atacak yer ararken, restoranın açık olduğunu gördük ve içeri girdik. Başladık Ramazan abiyle sohbete. Çadır kurcaz, nereye kuralım? derken kendisi istersek orada çadır atabileceğimizi, istersek de bir odasının olduğunu, orda kalabileceğimizi söyledi. Bizde yağmur gelceği için orda kalmaya karar verdik.Ramazan abi yıllardır çevre civardaki dağlarda çobanlık yapmış bir Yörük. Zamanla hayvancılığı bırakıp, restoran işletir olmuş. Yalnız yaşıyor ama kendine güzel bir hayat kurmuş. Yazın Likya yoluna gelen gruplara, koya gelen kanoculara ve tekne misafirlerine hizmet veriyor. Yaşadığı yer, konum itibariyle muhteşem. Gece güzel bir patlıcan yemeğinden sonra, odamıza geçip uyuduk. Biz uyurken yağmur başlamıştı. Sabah uyandığımızda ise yine yağmur başladı.

Yörük Ramazan abiye misafirperverliği için canı gönülden teşekkür ederiz.

Ramazan abi bize kendi salamura ettiği zeytinlerle, güzel bir kahvaltı hazırladı. Kahvaltıdan sonra koydaki iskelenin tadını çıkardık. O gün yürüyüş için kararsız kaldık ama sonunda çıkmaya karar verdik. Çıktığımızda saat 12ydi. Eğer yolunuz düşerse uğrayın. Öve öve bitiremediği patates kızartması ve salatasının tadına bakın 🙂 Devamı bir sonraki sayfada 🙂

 

About the author

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir