SANTORİNİ ADASI GEZİ REHBERİ – 1.YAZI – OİA – FİRA – PERİSSA

SANTORİNİ ADASI REHBERİ

Herkese merhabalar;

Daha önce adalarla ilgili ayrı ayrı yazacağımı söylemiştim ve bu yazılara, dünyada en çok evlenme teklif edilen yerlerden biri olan Santorini ile başlıyorum. Öncelikle Santorini’ye ulaşım konusuna gelelim. Santorini’ye gitmek istiyorsanız, adada bir havalimanı mevcut ancak Türkiye’den direkt olarak uçuş bulmak, mümkün değil. Anakara üzerinden Aegean Airlines ile aktarma yaparak, adaya gelebilirsiniz. Ayrıca anakara üzerinden ve diğer adalardan feribotla da adaya ulaşabilirsiniz. Benim limanda en çok gördüğüm feribot firması BlueStarFerries’ti. Bu feribotlar gerçekten çok hızlılar ve orta boyutta bir cruise gemisi kadar büyükler. Adaya bir ulaşım çeşidi ise cruise gemileri ile. Hemen hemen 10 ay boyunca adada cruise gemisi görmek mümkün.

Santorini de cruise gemileri için bir liman yok. Bunun sebebi ise adanın volkanik bir ada olması ve denizin derinliğinin çok fazla olması. Adada küçük bir feribot limanı var. Adaya eğer bir cruise gemisi ile gelirseniz, sizi yaklaşık 100 kişilik botlarla, küçük restoranların bulunduğu bir kıyıya getirirler. Burası Fira porttur ve adadaki tek teleferik istasyonunun bulunduğu noktadır. Cruise gemilerinin yoğun olduğu dönemde, kavurucu güneşin altında, yoğun teleferik kuyruğu sizi bunaltabilir. Yukarı çıktığınızda ise artık Santorini adasının merkezi Fira’dasınızdır. Teleferik tek yön 6 euro’dur. Cruise gemisini unutun, adaya uçakla veya feribotla geldiniz diyelim ve bir günbatımı yada volkan turu arıyorsunuz. Bu turlara, tekneler Fira porttan kalkar. Yani Fira’dan teleferikle aşağı inip, tekne turlarına katılabilirsiniz. Bu turları kesinlikle tavsiye ederim.

FİRA

Fira merkezdesiniz ve neler yapabilirsiniz? Teleferikle geldiniz veya teleferiği buldunuz. Teleferiğin hemen önünden başlayan yürüyüş sizi çok keyifli manzaralara sürükler. Zaten sürüyü takip edin, manzarayı bulmak kolaydır. 300-350 metre falezlerin üstünde keyfine doyum olmayan dakikalar geçirebilirsiniz. Fira’da denize paralel yürüdüğünüzde, renkli kapılar görürsünüz. Bu renkli kapılar, 1950lerde kalan depremlerden kalmıştır. Kapının ait olduğu evler şuan denizin altındadır. Daha sonra dikkat çekmek için boyanmıştır.

Fira’da alışveriş imkanı daha fazladır, eğer alışveriş yapacaksanız Fira’da yapmanızı öneririm. Çarşısı diğer yerlere nazaran daha büyüktür. Fira’dan adanın en popüler noktası Oia’ya otobüsler kalkar. Bunlar belediye otobüsleridir ve fiyatları çok ucuzdur. Ayrıca Fira’dan, volkanik siyah kumun bulunduğu Perissa plajına veya kırmızı kumun bulunduğu Redbeach’e ulaşmak için otobüsler vardır. Bu noktalara araç kiralayarak da ulaşabilirsiniz ancak kurallara uymanızı öneririm. Ayrıca ada genel olarak yoğun olduğundan trafik vardır ve yollar çok dardır. Motosiklet veya atv alternatifi de bulunur.

OİA

Otobüs veya herhangi bir araçla Oia’ya ulaştınız. İşte burası Amerikan dergilerinin üstüne sayfalarca yazı yayınladığı, evlenen çiftlerin balayına geldikleri ve güneşin en güzel battığı yerlerden biri olarak görülen yerdir. Oia’ya vardınız, Ekklisia Panagia kilisesini rahatlıkla bulabilirsiniz. Sadece insanları takip edin. Onlar size yolu gösterecektir. Unutmayın Lolita adında bir dondurmacıyı geçip, merdivenlerden çıkacaksınız. Bu yoldaysanız şaşmadan devam edin. Sormanıza dahi gerek duymadan, solda bu kiliseyi görürsünüz. Önünde Hazreti Meryem mozaiği bulunur. Kiliseyi arkanıza aldığınızda, bir tercih yapmak zorundasınız. Ya sola ya da sağa gideceksiniz.

İlk tercihim sağ tarafı seçmeniz. Bu yollar çok dardır bu arada. İnsan trafiğine takılabilirsiniz. Sağ taraftan 100 metre yürürseniz, bir kuyumcu göreceksiniz ve bu kuyumcudan sol yaparak girdiğiniz çıkmaz, sizi mavi kubbeleri çekebilceğiniz, güzel bir manzaraya ulaştırır. Geri gelin ve devam edin. Solda yanyana iki tane pastane bulunur. Bu pastanelerin limonataları, apple pie ve cheesecakeleri el yapımıdır ve muazzamdır. Devam ettiğiniz takdirde bir eşek heykeli göreceksiniz ve bu heykelden sol yaparsanız, bana göre Santorini’nin en güzel manzaralarını fotoğraflayabileceğiniz, Venedik kalesinin kalıntılarına ulaşırsınız. Kaleden sola baktığınızda, bütün Oia’yı görürsünüz.

Eşekten sağ taraf ise sizi güzel bir yel değirmenine götürür. Buranın manzarası da etkileyicidir. Bütün bunları gördükten sonra tekrar kiliseye dönelim ve bu sefer sol tarafa doğru yürüyelim. Buralarda güzel restoranlar ve daha geniş bir yol sizi bekler. Açık olan her terasa girip, fotoğraf çekebilirsiniz. Bu kadar gezdiniz, fotoğraf çektiniz ve acıktınız. Ne yiyebileceğinize gelirsek, Santorini’ye özgü favalı ahtapot, domates köftesi ve Santorini salatası…  Yanına da benim çok beğendiğim, Vincento şarabı.

SANTORİNİ ŞARAPLARI

Adanın şarapları çok güzel. Üzümler, bizim bildiğimiz üzümlerden farklı. Susuz ortamda yetişiyorlar. Çünkü adada herhangi bir su kaynağı yok. İçme suyu, diğer adalardan ve anakaradan temin edilirken, bulaşık ve duş suyu da, denizden arıtılarak, elde ediliyor. Üzümün geniş yaprakları, üzümü sararak güneşten koruyor ve bütün gece oluşan nem, sabaha karşı çiğe dönüşerek, yapraklardan akarak, üzümü besliyor. Burdaki üzümleri ben, doğanın bir mucizesi olarak görüyorum. İşte toplanan bu üzümler, kurutuluyor ve Vincento üretiliyor. Tadı tatlı, boğazınızı yakabilir ancak çok lezzetli. Bir diğer şarap ise Nikteri. Oda beyaz ve dry bir şarap. Oia, Fira’ya göre daha popüler olduğundan biraz daha pahalı. Gerek oteller olsun, gerek alışveriş olsun. O yüzden konaklamanızı, alışverişi Fira’ya saklayın. Oia’da yemek yiyin ve alışveriş yapın derim. Şimdilik bu kadar. Bir sonraki yazımda adanın tarihinden, Perissa plajından ve Akrothiri antik kentinden bahsedeceğim. Beklemede kalın 🙂

Fotoğraf bahsettiğim kuyumcudan, soldaki çıkmazdan 🙂

About the author

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir