YUNAN ADALARINA DAİR GENEL BİR BAKIŞ – RODOS – MYKONOS – SANTORİNİ – ATİNA

YUNAN ADALARI NA GENEL BAKIŞ

Herkese Merhabalar;

Bugünki yazımda genel olarak Yunan adalarına değinmek istiyorum. Yaklaşık 100 gün boyunca cruise gemisinde rehberlik yaptım. Zor şartlarda çalışmamın yanında, gerçekten güzel anılar biriktirdim. Cruise gemisi yaklaşık 900 yolcu, 150 personel kapasitesindeydi. Programda olan Yunan adaları;

Santorini, Atina, Mykonos, Syros ve Rodos’tu.

Syros hariç diğerlerinde yaklaşık 15-20 sefer bulundum. Turlarda bulunduğum için farklı şeyler yapamadım ancak genel olarak gezilecek yerleri gezdirdiğim için, birçok bilgi edindim. Gemi haftada 2 kez bu turu düzenleyip, Çeşme’ye yanaşıyordu. Misafirlere, dönüş yolunda en çok sorduğum soru, en çok hangi adayı beğendikleriydi. Her seferinde farklı farklı cevaplar geliyordu. Dünyanın en güzel günbatımının olduğu söylendiği, 300-350 metre falezlerin üstünde doyumsuz bir manzarası olan Santorini adasını beğenmeyenler de vardı. Atina akropole çıkıp, Yunanlara para kazandırdığına üzülen teyzeler de.

Benim gözlemlerime dayanarak, en beğendiğim iki ada Rodos ve Santorini. İkisi aslında kıyaslanamaz çünkü Rodos kültürel anlamda derin bir mirasa sahipken, Santorini de bu yok. Santorini’nin ise bembeyaz temizliği, muazzam manzaralar sunduğu falezleri varken, bu Rodos’ta yok. O yüzden bir birinci seçemiyorum. Çok az süre kalmamıza rağmen ve hep akşam üstü uğramamıza rağmen Syros adası da bende çok güzel izler bırakmıştır. Çalışma saatim 16-17 saat olduğu Mykonos adasında bile, canımı sıkmayıp, kendimi motive edeceğim güzellikler buldum. Genel olarak Yunan adalarında en çok hoşuma giden şeylerden bahsetcek olursam eğer denizin maviliği, insanların güleryüzlülüğü, çevrenin temizliği ve insanların turizme olan saygısıydı.

BASİT BİR KIYASLAMA

Atina hariç, turistleri rahatsız eden esnaf görmedim. Hani turisti zorla dükkana çekmek isteyen. Yunan adaları nda bir ürün yerli halka 1 euroysa, turiste de 1 euro. Turiste, paraya doymuş bir kitle var. Turistler kaliteli. Özellikle Mykonos’ta bu çok belirgin. Sokakta yürüdüğünüz zaman,turist kalitesini anlıyorsunuz. Adaları birer birer, uzun uzun anlatmak istiyorum, diğer yazılarımda. Son olarak bir karşılaştırma yapmak istiyorum. Syros adasında, limana yanaşırken, adanın güzelliği sizi içinize çeker. Bunun en önemli sebebi karşıda bulunan iki tepeciktir. İki tepeciğin üstüne kurulu, birer kilise vardır. Tepeye doğru rengarenk evler dizilidir ve mimarisi etkiler insanı. Şimdi yaklaşık 4 sene yaşadığım Kuşadası’na gelelim. Limana yanaşıp, şehre baktığınızde gözünüze çarpıklıktan başka birşey gelmez. Rastgele yapılmış, plansız bir şehir gelir gözünüzün önüne. Bilenler bilir Kesedağı denilen bir tepecik vardır, üstünde Atatürk heykeli bulunan. İşte bu dağın sol yamacında rengarenk evler vardır. Şehrin diğer tarafını geçtim. Restore edin, ne bileyim boyayın. Rengarenk yapın, 1500 kişilik gemiler kaldıysa hala ülkemizi ziyaret eden, bir şey görsünler be kardeşim.

About the author

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir